~TÜRK OLMAKTAN NEDEN KORKUYORSUNUZ !..
VE MÜSLÜMANIM DEMEKTEN NEDEN UTANIYORSUNUZ!..
neden kendimizden utanıyoruz.

Ünlü çağdaş tarih felsefecisi Arnold TOYNBEE bile "Tarih Üzerine
Bir Etüd" adlı eserinde "Eflatun'un İdeal Devleti'ne en fazla yaklaşmış devlet Osmanlı Sistemidir'' demektedir.

"Dünyada soykırımının bilançosu"
1. Jozef Stalin (Rusya, 1934-39), 13 milyon mülteci ve 100
binlerce ölü.
2. Adolf Hitler (Almanya,1939-1945), 12 milyon mülteci ve 2
milyon ölü
ve kayıp.
3. Mao Tze Dong (Çin, 1966-1969), 11 milyon kişiye kültürel
asimilasyon ve toplama kamplarında sayısı belli olmayan ölü ve kayıplar.
4. İspanyol ve Amerikalı Kaşifler (Amerika,1492-1800), 7.9 milyon
ölü ve kayıp.
5. Hideki Tojo (Japonya, 1941-1944), 5 milyon ölü ve kayıp.
6. Pol Pot (Kamboçya, 1975-1979), 1.7 milyon ölü ve kayıp.
7. Kim Il Sung (Kuzey Kore, 1948-1994), 1.6 milyon mülteci ve
toplama kamplarında ölü ve kayıp.
8. Menghitsu (Etopya, 1975-1978), 1.5 milyon ölü ve kayıp.
9. Charles DeGaulle (Cezayir, 1954-1962), 1 milyon ölü ve kayıp.
10. Yakubu Gowon (Biafra, 1967-1970), 1 milyon ölü ve kayıp.
11. Leonid Brezhnev (Afganistan, 1979-1982), 900 bin ölü ve kayıp.
12. Jean Kambanda (Ruanda, 1994), 800 bin ölü ve kayıp.
13. İngiliz Krallığı (Avustralya, 1849-1938), 719 bin ölü ve
kayıp, 100 bin mülteci
14. Suharto (Doğu Timor, 1976-98), 600 bin ölü ve kayıp
15. Saddam Hüseyin (Iran ve Kuzey Irak 1980-1990) 600 bin ölü ve
kayıp.
16. Yahya Khan (Pakistan, 1971 ve Banglades,1990), 500 bin ölü ve
kayıp.
17. Savimbi (Angola, 1975-2002), 400 bin ölü ve kayıp.
18. Molla Ömer - Taliban (Afganistan, 1986-2001), 400 bin ölü ve
kayıp.
19. Idi Amin (Uganda, 1969-1979), 300 bin ölü ve kayıp.
20. Mussolini (Etiyopya,Yugoslavya 1936), 300 bin ölü ve kayıp.
21. Danimarka (1945), 250 bin Alman Mülteci ölüme terk edildi.
22. Mobutu Sese Seko (Zaire, 1965-1997), 250 bin ölü ve kayıp,
200 bin mülteci
23. Charles Taylor (Liberya, 1989-1996), 220 bin ölü ve kayıp.
24. Foday Sankoh (Sierra Leone, 1991-2000), 200 bin ölü ve
kayıp.
25. Amerika (Almanya Dresden,1943-1945), 200 bin sivil ölü
(Dresden'e sığınan siviller)
26. S. Miloşevic (Yugoslavya,1992-96), 180 bin ölü ve kayıp.
27. Michel Micombero (Burundi, 1972), 150 bin ölü ve kayıp.
28. Amerika (Hiroşima- Nagazaki 1944), 135 bin ölü atom bombası
ile bu şehirler yok edildi.
29. Almanya (Namibya 1891), 117 bin ölü / kayıp, 15 bin mülteci.
30. Hassan Turabi (Sudan, 1989-1999), 100 bin ölü ve kayıp.
31. Richard Nixon (Vietnam, 1969-1974), 70 bin ölü ve kayıp.
32. Papa Doc Duvalier (Haiti, 1957-1971), 60 bin ölü ve kayıp.
33. Marcos (Filipinler), 50 bin ölü ve kayıp.
34. Vladimir Ilich Lenin (Rusya, 1917-1920), 30 bin muhalif infaz
edildi.
35. Francisco Franco (İspanya), 30 bin muhalif infaz edildi.
36. Lyndon Johnson (Vietnam, 1963-1968), 30 bin ölü ve kayıp.
37. Hafiz Esad (Suriye 1980-2000), 25 bin ölü ve kayıp.
38. Eski Yugoslavya (1995 Bosna-Hersek), 15 bin ölü, 7.500 kayıp,
45 bin mülteci
39. Usama bin Ladin(Dünya çapında,1991-2001) 4 bin ölü ve kayıp.
40. Sierra Leone, 80 bin mülteci, kayıp rakamı belli değil.
41. Kıbrıs (1912-1974) 25 bin sivil mülteci, bin'i aşkın ölü, yüz
İngiliz ölü
42. Yunanistan (Batı Trakya,1923-1990), 400 bin mülteci evlerini
terk etti.
43. Bulgaristan (1970-1989), 360 bin mülteci kültürel asimilasyon
sonucu evlerin terk etti, bin kişi toplama kamplarına alındı.
44. Norveç 1920-1930, Tatar göçmenleri kısırlaştırma ve toplama
kamplarında izole etme.

Listeyi daha da uzatabiliriz.
Evet klasik bir söylemle Amerika'daki Kızılderililer'i, İnka ve
Maya uygarlıklarını biz yok etmedik.
Afrika'da milyonlarca zenciyi yerlerinden yurtlarından edip köle
diye biz pazarlamadık. Bu pazarlamadan bizim din adamlarımız komisyon almadı.
1492-1800 yılları arasında Gore Adası üzerinden yapılan köle
transferlerinde gemilerde yüz milyona yakın zencinin ölümüne biz
sebep olmadık. Ki o dönemde İspanya'nın nüfusu 11 milyon İngiltere'nin ki 7 milyondur.
Birincisinde doğrudan bizim üzerimizden ikincisinde bizim
mirasımız üzerinden batının yürüttüğü iki dünya savaşında elli
milyon insanın ölümüne biz neden olmadık.
İngiliz sanayine Pazar açmak için binlerce Hintli ustanın ellerini
biz kesmedik.
Çin'de insanlara afyon içmeyi biz mecbur etmedik. Afyon Savaşı'nı
biz çıkarmadık.
Vietnam'da kirli bir savaşı biz yürütmedik.
Papa Urban'ın kışkırtmalarıyla başlayan Haçlı Seferleri'nde daha
yola çıkmadan önce Yahudiler'i biz katletmedik. Yolda uğradı kları
İstanbul'da kendi dindaşlarımızı ve kenti biz yağmalamadık.
Kudüs'e ulaştığımızda insanları kılıçtan biz geçirmedik.
Havralarına sığınmış Yahudileri biz yakmadık.
Ne Kudüs'ü ilk fetheden Hz. Ömer ve O'nun kumandanları ne sonra
haçlıların elinden kenti yeniden alan Selahaddin EYYÜBİ herhangi bir katliam yapmadı.
Ne de İstanbul'u fetheden Fatih böyle bir suç işlemedi.
Tıpkı Ermeni soykırımı yapmadığımız gibi.Onlar batının
kışkırtmalarına kapılıncaya kadar bizim Milleti Sadıkamızdı.
O halde bu kendimizi inkar paranoyası niye?
Kenya Devlet Başkanı Jomo KENYATTA'ya atfedilen bir söz var:
"MİSYONERLER ÜLKEMİZE GELMEDEN ÖNCE BİZİM TOPRAKLARIMIZ, ONLARINSA İNCİLLERİ VARDI; GÖZLERİMİZİ YUMDUK VE ONLARI DİNLEDİK. ŞİMDİ BİZİM İNCİLLERİMİZ, ONLARINSA TOPRAKLARI VAR."
Bizse yönettiğimiz bütün coğrafyalarda bütün dinlere ve bütün
insanlara hayat hakkı tanıdık. Üstelik kimseyi köleleştirmeden ve onurluca bir hayat hakkı sağlayarak.
Bu coğrafyada sadece Müslüman olana sadece Türk olana değil
Yahudi'ye, Ermeni'ye, Rum'a, Bulgar'a biz hayat alanı açtık.
Çünkü bizim uygarlığımız "ihyacı" yani hayat veren bir uygarlıktı.
Batı uygarlığı gibi "imhacı" yani yokeden bir uygarlık değildi.
Onun için tekrar tekrar soruyoruz Türk olmaktan bu utanç ve kaçış
niye.
Büyük ATATÜRK.
Faniliğin son bulduğu günün 67. yıldönümünde, ölümsüzlüğünün
başlangıcının 124. senesinde seni saygı ve özlemle anıyoruz.

 

Yapim ve tasarimi tamamen sevde.nl aiittir@2006