|
Brüksel mabedimiz, 301 vicdan yaramız! 02 Ekim 2007 Salı/www.internethaber.com 11 Eylül dediğimde neyi kastettiğimi anlarsınız hemen.
Ya 11 Temmuz dersem, Srebrenitsa Soykırımı"nı kaçınız hatırlayabilir?
***
Ne zaman ki Nasır Oriç liderliğindeki Müslüman direniş örgütü, Sırplara karşı koymaya ve bazı başarılar elde etmeye başladılar.
İşte o zaman BM, bölgeyi güvenli ilân ederek Dayton görüşmelerini başlattı.
Tam da bu sırada Sırplar, Gorajde ve Srebrenica"ya saldırdılar.
Tarihin gördüğü en büyük katliamlardan birini Avrupa"nın gözleri önünde yaptılar.
1995 yılının yaz ayında dünyanın gördüğü ikinci soykırım gerçekleşti.
***
Sıplar, çocukları analarının, babaları karılarının, karıları kocalarının yanında sistematik bir işkenceye tabi tuttular.
Öldürdüler...
Sonra ölülerini de onlara gömdürdüler.
Altmışaltı toplu mezarlık bulundu ve yedibin cesedi parçaladıkları için kimlikleri tespit edilemedi.
Kızılhaç"a göre 1992-1995 arasında Bosna Hersek"te 312.000 kişi öldürülmüştü.
Tekrar ediyorum bu katliam Avrupa"da ve AB üye ülkelerinin gözü önünde gerçekleştirilmiştir.
***
Savaş bittikten sonra katliam, Lahey Adalet Divanı"nda yargılanmış ve Batılıların “vicdanı” burada da kendini göstermiştir!
Mahkeme, katliamcıların “soykırım” suçu işlediklerine karar vermiş ama, katliamın esas planlayıcısı olduğu iddia edilen Sırbistan Cumhuriyeti'nin sorumluluğunun olmadığına hükmetmiştir. (Kıbrıs ve Ege davamızı Lahey Adalet Divanı"na götürün diyenlerin dikkatine!)
Srebrenitsa Soykırımı"nın mimarı olan Sırp General Ratko Mladiç ve Radovan Karadziç ise savaşın bitmesinden 11 yıl geçmesine rağmen hala serbesttirler.
***
Bu yaz trajedi sessizce anıldı.
Kimse yoktu bu defa, “Ermeni soykrımı” diye tutturanlar unutulmaya terketmişlerdi olayı, bir kişi hariç.
İnsan hakları kahramanı eski Yugoslavya Savaş Suçlular Mahkemesi"nin Başsavcısı Karla Del Ponte.
Bir önceki törene ise katılmamıştı Ponte...
“Ben ikiyüzlü yabancı devlet adamlarının katıldığı törene katılmam” diyerek.
***
Dün akşam anahaber bülteninde Mehmet Ali Birand, AB"nin başkenti Brüksel"i “İnsan Haklarının Mabedi” ve Avrupalıları da “vicdanı” ilân etti.
Brüksel"de bulunan Cumhurbaşkanı"nın vicadınında ise 301. Madde yarasının bulunduğunu söyledi.
Birand'ın tespitlerini mübarek Ramazan ayında gerçek vicdanların dikkatine sunulyorum.
DU BAKALİ...
PKK'lıların affını istediği için Cloudia Roth'a "malum" yakıştırmayı yapıp tazminat ödemeye mahkûm edilen Ayvaz Gökdemir 'Bunlar müstemleke valisi gibi, gelir giderler. "Görülen o ki, Türkiye Cumhuriyeti, bir müstemleke haletiruhiyesi içinde" demişti...
Roth'da 301. Madde kalksın demiş de...
|