Ebulhayr Han idaresindeki Özbekler, Mogol
kabilelerinin saldirisi ile büyük kayiplar
vermislerdi. Özbek uruglari arasinda iç
çekismeler baslamasi üzerine bunlardan bir kismi
hanliktan ayrilarak kuzeye göç ettiler (1457).
Daha baska Türk unsurlarin katilmasi ile
güçlenen bu topluluklar, kendi baslarina buyruk
hareket ettiklerinden dolayi Kazak diye
bilineceklerdir. Kazaklar bundan sonra Cuci
soyundan degisik hanlar idaresinde siyasî bir
birlik hâlinde yasamislardir. Kasim Han 16.nci
yüzyilin baslarinda Kazaklarin tamamini
hâkimiyeti altinda birlestirmeyi basarmistir.
17.nci yüzyil baslarinda Tevkel Han zamaninda
güçlerini daha da artiran Kazaklar,
Maveraünnehir'e basarili bir sefer
düzenlemislerdir. Bu dönemde Kazaklar, üç orda
hâlinde (cüz = yüz) teskilâtlandirilmislardir.
Bunlar Büyük Orda (Ulu Cüz) dogu da, Küçük Orda
(Kiçi-Cüz) batida, Orta-Orda (Orta-Cüz) ise
Taskent merkez olmak üzere ortada bulunuyordu.
18.nci yüzyildaki Kalmuk istilâsi, Özbeklerin
kuzeyindeki Kazaklari perisan etmis ve cüzlerin
birbirinden kopmasina yol açmistir. Ruslar,
Kalmuklar ile Kazaklari birbirine kiskirtarak,
onlari iyice zayiflatmistir. Kazak ordalarindan
Küçük Orda Hani Ebulhayr'in, yardim alma
ümidiyle Ruslara taviz vermesi, Kazaklarin Rus
hâkimiyetine düsmüslerine sebep olmustur (1731).
Geri kalan Kazaklar, Kirgizlar ile birlikte
Buhara, Hive ve Hokand Hanligi etrafinda
toplanarak Ruslar'la mücadele etmislerdir. Rus
zulmüne karsi Kazak Türkleri pek çok defa isyan
etmislerdir.
Bunlardan 1783'te Sirim Batur önderliginde Dogu
Kazakistan 'da bas gösteren ayaklanma 15 yil
sürmüstür. 19. yüzyilin ikinci yarisinda Ruslar,
Kazaklarin siyasî birligine son vermislerdir.
Sovyetler döneminde de Kazaklara karsi baskilar
ve asimilasyon devam etmistir. |