Abdülezel Pasa, sehîd oldugu son savasinda
askerlerine söyle hitâb etmistir.
"Askerlerim! Yigitlerim! Kahraman evlâtlarim?
Dînimize, namusumuza ve vatanimiza göz diken"
düsmana haddini bildirmenin tam zamanidir!
Bilirsiniz ki hâinler korkak olur. Biz düsman
üzerine yürürsek onlar kaçarlar. Hep beraber
Allah, Allah! diyerek hücum edelim!..."
Sonra da Papalivata, Tirpan ve Misfaki
tepelerini göstererek söyle dedi: "Aslanlarim!
Su gördügünüz tepenin zapti bizim için çok mühim
ve pek sanli bir muzafferiyet kazandiracaktir.
Siz ki Milona geçidi gibi en zor geçidi asip, en
çetin yerlere hücum ederek Osmanli'nin
kahramanligini bütün cihâna gösterdiniz. Siz
kahramanlarin evlâtlarisiniz. Allahü teâlânin
yardimi ile, su tepenin üzerinde vuku bulacak
kahramanca bir hücumla zâten gözü yilmis olan
düsmani tamamen perisan edeceginizi, sancagimizi
oraya dikerek Osmanlinin sânini yücelteceginizi
ümîd ediyorum. Eger bu tepeyi zaptederseniz
önümüzde çiçeklerle süslenmis genis bir zafer
sahrasi açilacak. Bütün islâm âlemi ve
Osmanlilar, sizin bu kahraman
muzafferiyetinizden dolayi ilân-i sükran ve
iftihar edeceklerdir. Analariniz sizi bugün için
dogurdu, bugün için büyüttü!
Yeryüzünde bulunan bütün müslümanlarin kiymetli
halîfesi sevketli pâdisâhimiz Abdülhamîd Han
hazretleri sizi bugün için yetistirdi. Vatan
bugün sizden fedâkârlik bekliyor! Hülâsa bugün
san ve namus, devlet ve millet sizin
süngülerinizle ayakta duracaktir...
Eger arslanlar gibi bir hücumla su tepeyi
zaptedecek olursaniz, namusu korumus ve vatani
yüceltmis olursunuz. Devletimizin gelecekteki
zaferlerine de öncülük etmis olacaksiniz.
Asker evlâtlarim! Size son bir vasiyetim vardir
ki, bu vasiyetimin yerine getirilmesini rica
ederim! Eger ben su tepeyi zaptettiginizi ve
oraya hâkim oldugunuzu görmeden sehâdet
serbetini içersem, benim cesedimi sehîd oldugum
yere defn etmeyin. Bu tepeyi mutlaka ele geçirin
ve benim için o tepe üzerinde bir kabir kazarak
oraya defn edin! Sayet bu tepeyi ele
geçiremeyecekseniz, birakin cesedim bu topraklar
üzerinde kurtlara kuslara yem olsun!
Evlâtlarim! Sizin daglari asan hücumunuza böyle
tepeler elbette dayanamaz. Bu bakimdan mutlaka
bu tepeyi zaptetmenizi istiyorum!.
Tevfik-i ilâhî rehberimiz, imdâd-i peygamberi
yaverimiz, teveccühât-i celile-i hazret-i
hilâfet-penâhî, fark-i iftiharimiz da efserimiz
(tacimiz) dir. Haydi arslanlar! Ars ileri dâima
ileri..." |