Durumun kötüye gittiðini anlayan Sultan Üçüncü Mehmed devlet
büyüklerini toplayýp þöyle dedi:
"Ceddimiz, devletimizin kurucusu Osman Gazi Hazretleri'nden,
büyük dedemiz Kanuni Sultan Süleyman'a kadar bütün padiþahlar
askerin önünde sefere çýkmýþlardýr. Dedemiz Sultan Ýkinci
Selim'le (Sultan Ýkinci Selim) cennetmekan pederimiz Sultan
Murad (Sultan Üçüncü Murad) bu usulü bozdular. Biz dahi,
baþlangýçta seferi paþalarýmýza ýsmarlamakla hataya düþtük.
Asker evlatlarýmýz bizi baþlarýnda görmek isterler. Kararýmýz
odur ki; yakýnda sefere çýkacaðýz. Hazýrlýklar tamamlansýn.
Küffara haddini bildirmeye gitmek gerekir."
Sultan Üçüncü Mehmed kendisine karþý çýkan annesi Safiye
Sultan'a da þöyle der:
"Valide, biz Sultan oðlu sultanýz, kullanmayacaksak Eyüp Sultan
Camiinde bu kýlýcý niçün kuþandýk? Kararýmýz karardýr, sefere
çýkacaðýz. Taht uðruna devleti feda etmeyiz."
20 Haziran'da ordu hareket etti ve kuþatýlan Eðri Kalesi 12 Ekim
1596'da padiþaha teslim edildi. |