Osmanli Devleti'nde para basan dâire, madenî para basilan yer.
Darbhânenin târihi eskilere dayanmaktadir. Osmanli Devleti' nde
ilk para Osman Bey zamaninda basildigi biliniyorsa da nerede
basildigi bilinmiyor. Bilinen ilk Osmanli darbhânesi, Orhan Bey
zamanindaki paralarin basildigi Bursa darbhânesidir. Sonralari,
Selçuklular döneminde oldugu gibi Osmanli Türkleri de, bir çok
yerlerde özellikle altin, gümüs ve bakir mâdenlerinin bulundugu
civarlarda darbhâneler kurdular. 1453 yilinda istanbul'un fethi
ile birlikte Fâtih Sultan Mehmed Han, para ve pul için ayri ayri
darbhâneler kurdurdu. Pul basilan yere pul darbhânesi denirdi.
Osmanli Devleti'nin; basta istanbul olmak üzere; Bursa, Edirne,
Amasya Ayasulug, Üsküp, Belgrad, Serez, Diyâribekr, Haleb,
Bagdâd, Trablus, Cezayir, Tunus, Misir, Bosnasarayi ve Tiflis
sehirlerinde darbhâneleri vardi. Sultan üçüncü Mustafa Han
devrinden itibaren; Misir, Trablus, Tunus ve Cezayir haricindeki
darbhâneler kaldirildi. Darbhâne, evvelce saray hâricinde
Bâyezîd ile Koska arasinda Simkeshâne Han'da iken, sonradan
sarayin birinci avlusuna ve simdiki mahalline nakledildi.
1789'da, darbhâne tamir edilerek makinalari yenilendi.
Tanzimat'tan sonra darbhâne, müdürlük olarak Mâliye nazirligina
baglandi. 1842 târihine kadar çekiçle dövme suretiyle yapilan
para basim islemi, çikartilan bir.kararname ile sarkaç usûlüne,
1853'de pres, 1911'den sonra ise makina presi usûlüne geçildi.
Sultan Abdülaziz Han devrinde yapilan darbhâne binasi,
Cumhuriyet döneminde de kullanilmaya devam edildi.
Meskukât darbi yâni para basilmasi, defterdara bagli darbhâne
emininin idaresinde idi. Buraya hâcegân-i dîvân-i hümâ-yûndan
darbhâne emîni bakardi. Darbhâne eminligi senelik me'
muriyetlerden olup, her sene yapilan Sevval tevcihâtinda
vazifesinde birakilir veya degistirile^ rek yerine baskasi
gelirdi.
Darbhâne emininin emrinde bir kethüda (yardimci), sikkezanbasi
adli baski âmiri, serçesme unvaniyla agirlik ve ayar kontrol
me'muru (sâhib-i ayar), bir çesnici ve hesaplari tutan bir kâtib
vardi. Darbhâneye çesitli ocaklardan gelen mâdenlerin te'min ve
teslim islerine simsar bakardi. Darbhâne emininin muamelâti
mâliyenin ikinci kalemi olan bas muhasebenin kontrolü altinda
bulunup, isler hakkinda yevmiye defteri tutulurdu, istanbul
disindaki darbhâneler çogunlukla mâden bulunan yerlerde
kurulurdu. Osmanli Devleti'nin mâden ve darbhâneleri civarinda,
kalp sikke basacak kalpazanlarin bulunmamasina dikkat edilir,
hattâ bu hususta civar kadilara sik sik emirler verilirdi. Kalp
sikke basildigi haberi alinir alinmaz derhâl bunlarin evleri
aranir, imalâthaneleri basilir, basim âlet ve kaliplari müsadere
edilerek suçlular hakkinda takibata geçilirdi. Nitekim Bagdâd'da
bir kisi bu suç ile yakalanmis, dayaktan baska, bir deve
üzerinde sehrin etrafinda dolastirilarak halka teshir edilmisti.
Sonralari, darbhâne eminlerinin tâyinleri defterdarliktan
alinarak sadâret makamina verildi. Emînlik adi, sultan birinci
Mahmûd zamaninda Darbhâne nazirligi olarak degistirildi ve
Tanzimat'a kadar bu adla anildi. 1835'de Mâliye hazinesiyle
Darbhâne nazirligi birlestirildi. Yeni teskilâta Darbhâne-i
âmire defterdarligi adi verildi. Bu teskilât 1838'de Umûr-i
mâliye nezâreti oldu. Osmanli Devleti'nin sonuna kadar böyle
devam etti. |