Türk divan siirinin en büyük ustalarindan biri olan Nef'î,
Erzurum'un Hasankalebucaginda dogdu. Asil adi Ömer'dir. Babasi
Ahmed Bey, Kirim Hani Canibeg Giray'in nedimi idi. Kirim Hani'na
sundugu kaside ve siirlerden onun da bir sair oldugu anlasiliyor.
Dogum tarihi kesin degildir.
Iyi bir ögrenim görmüs olan Nef'î, Arapça ve Farsça biliyordu.
Kirim Hani'nm tavsiyesiyle Sadrazam Kuyucu Murad Pasa onu
himayesine almis ve istanbul'a göndermistir, istanbul'a gelince
I. Ahmed'e sundugu kasidelerle dikkati çeken Nef'î kisa zamanda
meshur olmustur. "Nef'î" mahlasini ona dostu ve koruyucu olan
tarihçi Gelibolulu ÂH takmistir.
II. Osman, I. Mustafa ve IV. Murad devirlerinde istanbul'da
yasayan Nef'î, en çok IV. Murad devrinde itibar görmüs, söhret
kazanmis, yine onun devrinde Bayram Pasa tarafindan
bogdurulmustur.
Nef'î'nin bogulmasina çok sert ve keskin hicivleri sebep oldu. O
hiciv edebiyatinin bir kurbani, bir mazlum kahramanidir. Gerçi
bazi hicivleri 'yergi' niteligini asip 'sövgü' halini almistir,
yerdigi kisiler de devletin en üst kademedeki yöneticileridir
ama, o çaga özgü ortam ve anlayisa ragmen, bu akibeti
hakketmemistir.
Nef'î, padisahtan baska bütün devlet adamlarini çok agir .sekilde
hicvederek onlari kizdirmis, kendine düsman etmistir. Nef1 î'ye
karsi duyulan ortak kini, sagliginda yazilmis su Farsça beyit
çok iyi gösterir: "Adi Nef'î olan o hicivci sairin öldürülmesi,
tipki engerek yilaninin öldürülmesi gibi, her dört mezhepte
vaciptir."
Nef'î hicivlerini "Siham-i Kaza" (Alinyazisi Oklari) adli
eserinde toplamisti. IV. Murad bir gün Besiktas'taki sarayinda
bu eseri okurken tahtin yakinina bir yildirim düsmüs, padisah da
bunu bir ugursuzluk saymisti. Nef'î'yi huzuruna getirterek artik
hiciv yapmamasini tenbih etmisti. Bu olay üzerine devrin
sairleri su beyti söylemislerdir:
Gökten nazire indi siham'i kazasina Nef'î diliyle ugradi Hakk'in
belâsina.
Nef'î tövbe etmisti, ama aliskanlik yüzünden sözünü tutamamis,
sadaret kaymakami Bayram Pasa için agir bir hiciv yazmaktan
kendini alamamisti. Bunu haber alan padisah Nef'î'yi çagirtmis,
yeni bir hicvi olup olmadigini sormus, o da sunturlu bir küfür
gibi olan hicvini cebinden çikarip padisaha göstermisti. Sultan
IV. Murad önce hicviyesini keyifle dinlemis, ama ayni hicvi
Bayram Pasa1 ya gösterince, onun yalvarmalarina dayanamayarak
Nef'î'yi ona teslim etmisti. Bayram Pasada bir fetva alarak
büyük sairi bogdurmus ve cesedini denize attirmisti.
Nef'î'nin iki üstün özelligi vardir: Birinci .özelligi,
siirlerindeki ihtisamli ahenktir. Onun misralarinda söz ve ses
en güzel sekilde anlasir ve kulakta hos yankilar uyandirir,
ikinci özelligi mecazlarindaki zenginlik, genislik ve yüceliktir.
Övgü ve yergilerinde en asiri hayalleri en güzel bir ses ve
üslûp içinde verebilmektedir.
Eserleri: Nef'î'nin biri Türkçe digeri Farsça iki Divan'i,
hicviyelerini biraraya toplayan "Siham-i Kaza" adli bir eseri ve
"Tuhfet-ül ussak" adli 97 beyitlik Farsça bir kasidesi vardir.
Türkçe Divan'i 1 naat, 57 kaside, 119 gazel ile çesitli
kitalardan ve 15 rubaiden meydana gelir. |