Osmanli divan sairlerinden. Istanbul'da dogan Nahîfi'nin asil
ismi Süleymandir. Dogum tarihi kesin olarak bilinmeyen Nahifi,
Kâtip Sâlihin torunu. Vaiz Abdurrahman Seyh Muhyî'nin ogludur.
Nahîfi'nin ilk gençlik yillarinda iyi bir medrese tahsili
yaptigi, Arapça ve Farsçayi çok iyi bildigi, yazmis oldugu
eserlerinin içindeki îslâmi bilgilerden anlasilmaktadir. Zamanin
büyük sairleri olan Nâbi', Naili, Nedim, Seyh Galip v.s gibi
üstatlarin devrinde yasadigi için onlardan faydalanmasini çok
iyi bilmis ve önde gelen divan sairleri arasinda yerini almistir.
Daha sonra, meshur hattatlardan olan Hafiz Osman Efendi'den
hattatlik dersleri alarak, "Sülüs", "Nesih" ve "Tâlîk" yazi
çesitlerinde üstün basari saglayarak icâzet (diploma) sahibi
olmustur.
Güzel yazi yazmadaki mahareti sebebiyle yeniçeri kalemine
getirilmis, 1688'de elçilik göreviyle Iran'a gönderilen Kavukcu
Mehmed Pasa'nin yaninda kâtip olarak bulunmustur. Nahifi, bu
görevi esnasinda Iran'in yazar ve sairleriyle dostluk kurarak,
eserlerini inceledi. Arap ve Fars edebiyati üzerinde kendisini
iyice yetistirerek birçok Arapça ve Farsça beyitleri ezberlemesi
çevresi tarafindan takdir edildi.
Iran dönüsünde önemli devlet islerinde ve özellikle maliye
kâtipliklerinde çalisti. Sehid Ali Pasa'nin emrinde Sadaret
Kâtipligi vazifesinde bulundu. Damat Ibrahim Pasa ile birlikte
Pasarofça antlasmasinin imzasi için Viyana'ya gitti. Geri
döndügü zaman Divani sultani basmukaaciligina tayin edildi. Bu
görevini basari ile yürüttü. Kisa bir müddet sonra da Sikki Sani
Deftardari (maliye müstesari) oldu. Bu arada Hacca da giden
Nahifi bir hayli yaslandigi için emekliligini isteyerek devlet
hizmetinden ayrildi.
Nahifinin siirlerinde sade bir dil, çok rahat söyleyis, ince
bulus ve hayaller vardir. Divan siirinin her dalinda eser verdi.
Eserlerinin hepsinde de dini ve tasavvufi konulari isledi.
Siirlerinin ekserisinde Yunus Emre ve Mevlâna' nin etkisi
görülmektedir. 18 yil çalisarak Türkçeye çevirdigi Mevlâna
Celâleddîn-i Rumî'nin Mesnevisi en ünlü eseridir. Bu eseriyle
kendini tanitti. Mesnevisi 1851'de Misir'da basildi. Divanlari
ise basilmadi. Dini meselelerde ve Hz. Muhammed (s.a.v) ile
ilgili konularda da çok faydali eserler yazdi. Çok yaslanan
Nahifi; 1738'de vefat etti. Topkapi disindaki Sari Abdullah
Elendi mezarinin yanina defnedildi.
Eserleri: Manzum Mesnevi Tercümesi, Türkçe Divan, Âdâb-i
Tarikat ve Kavâid-i Hakiykat. Hilyetu'l-Envâr, Mîrâciyye,
Mevlidûn-Nebî, Hicretû'n-Nebî, Manzûme-i Âkaid, Fazîletû's-Siyâm
v.b. |