Yalniz Türk dünyasinin degil, Bati ülkelerinde de metodik ilmin
öncülerinden sayilan, eserleri hemen hemen bütün Bati dillerine
çevrilen Kâtip Çelebi, Türk ilim dünyasinin müsbet ve hür
düsünceyi temsil eden en kuvvetli simasidir.
Kâtip Çelebi'nin asil adi Mustafa, babasinin adi Abdullah'tir.
1609 yilinda istanbul1 da dogmus" 1658 yilinda yine bu sehirde
ölmüstür. Henüz 14 yasinda iken Anadolu Muhasebesi kalemine
çirak olarak giren Çelebi, 1624 yilinda babasinin yaninda ve
ordu i!e Abaza Pasa isyanini bastirmak için Tercan'a gitmis,
1626 yilinda yine babasi ile Bagdat seferine katilmistir,
istanbul'a dönüsünde Kadizâde'nin derslerine devam etmis ve
böylece ilimden zevk almaya, kendini ilme vermeye baslamistir.
Çelebimiz bundan sonra da Hemedan, Halep, Diyarbakir, Hicaz gibi
merkezleri ziyaret etmis veya buralara vazifeli olarak gitmistir.
Fakat zamaninin büyük kismini istanbul'da geçirmis ve büyük
hocalardan ders almistir.
Iyi huylu, az konusan, içkiye düskünlügü olmayan, küçükle küçük,
büyükle büyük, hâkim mesrepü bir kisiydi.
Kâtip Çelebi, cografya, biyografi, ahlâk, tasavvuf, terbiye,
seriat, tefekkür, sosyoloji, tip, etnoloji, astronomi,
denizcilik... vb. konularda eserler verdi. Eserlerinin sayisi
20'yi geçer ve bunlarin büyük bir kismi Bati dillerine tercüme
edilmistir. Arapça, Farsça, Lâtince ve Fransizca da biliyordu.
|