Onyedinci yüzyilin söhretli sairlerinden biri olan Gevherî'nin
de dogum ve ölüm tarihlerini bilemiyoruz. Çünkü, diger halk
sairlerimizin oldugu gibi onun siirine de suara tezkirelerinde
degil, 'cönk'lerde rastliyoruz. Bilindigi gibi tezkireler yalniz
divan sairlerini ve divan yazarlarini alan, onlarin siirleriyle
birlikte kimliklerini de açiklayan ansiklopedilerdir. 'Cönk'ler
ise, saz sairlerinin yanlarinda tasidiklari, diger halk
sairlerine ve kendilerine ait siirlerin toplandigi bir defterdir.
Cönklerde sadece siirler bulunur ama sairler hakkinda bilgi
bulunmaz.
Fakat Gevherî okumus, istanbul'a gelmis ve burada hattat Ahmed
Bahri Pasa'nin divan kâtipligini de yapmistir. Çok okudugu ve
kültürlü oldugu bilinmektedir. 1688-89 yillarinda Kirim Hani
Selim Giray istanbul'a gelmisti. Bu münasebetle bir siir
yazdigina göre o yillarda hayatta oldugu anlasiliyor. Aruzla
yazilmis siirleri de vardir ki bunlarda temiz Anadolu Türkçesi
kaybolmakta, vezin zaruretinden, belki de divan siirine
yaklasmak istemesinden yabanci kelime ve terkiplere fazlaca yer
vermektedirç Fakat asil güzel siirleri halk diliyle, baska bir
deyisle öz Türkçe yazdiklaridir. Sevgi, özlem ve gurbet
konularini isler. |