 |
MIMARI ESERLER |
 |
| |
 |
|
 |
|
|
SULTANAHMET CAMII
|
|
|
|
Birinciler içinde birinci
|
Istanbul'un en güzel, en muhtesem camii
hengisidir?
Bu soruya genellikle 'Süleymaniye' diye cevap
verilir. Gerçekten, boyutlariyla, uzaktan
yakindan heybetli görünüsü ile, Koca Sinan'in bu
eseri Istanbul'da essizdir. Bir tanedir.
Fakat bu genel hüküm, bende her zaman
Sultanahmet'e haksizlik edildigi düsüncesini
uyanditmistir. Içimdeki ses her zaman
Istanbul'da en güzel camenin Sultanahmet
oldugunu söylemistir
Genel hükümlerin aksine, en güzel caminin
Sultanahmet oldugunu sölüyorsam, bunun
sebeplerini de açiklamam gerekir.
Kusursuz iki eserden birinin, dügerine olan
üstünlügü nedir? Süleymaniye'yi üstün gösteren
mimar ve mühendislere bu hükmü verdiren nedir?
Ben, mimar ve mühendis olmadigim için mi bu
hükmü paylasmiyorum?
Hükmümün, mimar ve mühendia olmayisimla izah
edilebilecegini sanmiyorum.
Yillar önçe, her iki camii ayni gün ve ard arda
ziyaret ederek söyle bir kanaate varmistim:
Ikisi de en güzel!
Fransiz yazar Gentille Arditty-Puller ''Plaisir
d'Istanbul'' adli kitabinda, romantik çagin en
büyük iki piyanisti Liszt ve Thalberg'le ilgili
bir fikra hatirlatiyor bunlar için söylenenlerin
Süleymaniye ve Sultanahmet için de geçerli
olacagini ifade ederek sunlarin yaziyor:
''-Istanbul'un en güzel camii hangisidir?''
''-Süleymaniye.''
''-Ya Sultanahmet?''
''-Aai o mu, o essizdir, en güzelidir.''
Bu hükme katilmakla beraber, içimdeki ses ''Birinci
Sultanahmet'tir'' demekten vazgeçmedi. |
|
ONU YAPAN USTA YALNIZ MIMAR DEGILDI
|
En güzel resimle en güzel heykeli, en güzel
sarayla en güzel köskü, en güzel cami ile en
güzel türbeyi birbirleriyle karsilastirmak dogru
olmayabilir. Ayni amaçlarla ama ayri zamanlarda
yapilan eserleri karsilastirmak da dogru
olmayabilir. Ama, Istanbul'da, sadece 50 yil ara
ile yapilan Süleymaniye ve Sultanahmet'i, Türk
mimarisinin dorukta oldugu cagda ve ayni
amaçlarla yaratilan bu saheserleri
karsilastirmak sanirim mümkündür diye
düsünmekten kandimi alamadim.
Bugün, Istanbul'un en güzel camiinin Sultanahmet
oldugunu söyleyerek, bana bu hükmü verdiren
hususlari söyle açikliyorum:
Sultanahmet'in üstünlügü, onun mimari olan
Sedefker Mehmed Aga'nin çok yönlü bir sanatkar
olusundan ,ileri geliyor. O, yalniz dahi bir
mimar degil, ayniz zamanda büyük müzeisyen,
büyük sair idi. Bu büyük sanatkar mimarligini,
ressamligini, müzisyenligini, sairligini,
sedefkarligini ayni eserde ve doruk noktada
göstermek istemisti. Sultanahmet'i emsalleriden
ayiran, ''birinciler arasinda birinci'' yapan
farkliliklar, Mahmed Aga'nin bu özelliginden
ileri geliyor olmali. |
|
|
|
DAG GIBI YÜCE, KUS GIBI HAFIF
|
Dünyada, çok yönlü olan sanatkarlarin hiçbiri
çok yönlügünü, ayni eserde gösterememis, ama
Mehmed Aga, bunu basarmistir.
Baska mabedlerde, hafif hüzün veren losluk
yerine, Sultanahmet'de çoskulu iç aydinliginin
huzur gagitarak disa vurusunu görüyoruz.
Sedefler, çiniler bahar güzelligi yansitiyor ve
yasatiyor. 260 pencerenin renkli camlarindan
süzülen isik içeriye siir gibi, beste gibi
doluyor. Essiz güzellikte çinilere yansiyarak,
insani akvaryum renginde bir rüya alemine
sokuyur, en tatli seslerle anlamli misralara
cagrisim yaptiriyor…Insan orada hem dünyalara
sigmayacak kadar büyüyür, hem de bir kus gibi
hafifliyor. Zaten Sultanahmet, büyük boyutlarina
ragmen, uçmaya hazir bir sülün gibi durmaktadir.
Sanirsiniz az sonra, füze gibi, uzay kanatlari
gibi, slti minaresiyle, Marmara'nin mavisinden
gögün mavisine dogru süzülecek, süzülecek…
Hej büyüük sanat eseri insani etkiler. Ama
Sultanahmet hepsinden daha çok, daha costurucu,
bütün hüzünleri giderici bir tesir yapiyor.
Saygi ve övünme duygusu da veriyor. Iste
bunlardan dolayi Sultanahmer bana göre, ''birinciler
arasinda birincidir.'' |
|
BIR BENZERI YOK
|
Ya Mimar Sinan?.. Sedefkar Mehmed Aga, Koca
Sinan'dan üstün müdür?
Bunu söyleyemiyoruz. Sedefkar Mehmed Aga'nin,
eserinde, güzel sanatlarin her dalindaki
ustaligini gösterdigini söylüyoruz.
Rönesanstan önce, Rönesansta ve daha sonra, çok
yönlü olmakta taninan hiçbir sanatkar bunu
yapamamistir. Mesela, Rönesans'in çok yönlü iki
sanatkari Mikelanj ve Leonardo da Vinci, hiçbir
eserde sanatlarinin bir yönünden tazlasini
göstermemislerdir. Bir mimar, ressam,
heykeltiras, edib olan Leonardo da Vinci, bu
sanatlarin hepsini yansitacak bir büyük eser
birakmamistir. Baska mimarlarin yaptigi
kiliselerin duvarlarini, resimleriyle süslemis,
uygulama alani bulamayan ama yine de onun
dehasini gösteren mühendislik buluslari yapmis,
güzel heykeller yontmus, Mona Lisa (yahut La
Joconde) fakat bütün bu ustaliklarini tek eserde
toplayamamistir. Mehmed Aga ise, eserinin
planini kendisi çizmis, kendisi yapmis.
Duvarlarini kendisi süslemis, kapilari kendi
begenmis. Bu eserine siir, renk ve ses
güzelligini kendisi vermistir. Bir tek eserde
sanatkarliginin her yönünü göstermistir. |
|
|
|
NASIL BIR ESER
|
Ayasofya'yi yaptiran Justinianus onunla Hz.
Süleyman'in Kudüs'te yaptirdigi mebedi asmak
istemisti ve asmisti. Süleymaniye'yi yaptiran
Sultan II. Selim, Ayasofya'yi asmak istemislerdi
ve asmislardi. Simdi de Sultan I. Ahmet onlari
asacak bir cami yaptirmak istiyor, fakat
atalarina saygisizlik etmemek için, sadece
Ayasofya'yi asacak bir cami yaptirmak istedigini
söylüyordu.
Sultan Ahmed, yeni bir cami yaptirmaya karar
verdikten sonra, uygun bir yer aranmasina
basladi. Teklif edilen birçok yer arasinda
padisah bugünkü yerini begendi. Fakat o yillarda
burada Sokollu Mehmet Pasa sarayi vardi ve
sarayin satin alinmasi, yiktirilmasi, çevresinin
iyice açilmasi gerekiyordu.
Padisah, Ayse Sultan'a, ''Otuz yük dinar halis
ayar altin'' göndererek sarayi satin aldi.
Yeni camiyi gerçeklestirme isi, mimarligi gibi
sedefkatligi ve musikisinasligi ile de büyük ün
yapmis olan mimarbasi Mehmet Aga'ya verildi.
Sedefkar Mehmed Aga, karsisinda Süleymaniye,
yanibasinda Ayasofya gibi iki essiz anitin
arasinda, onlarla yarisacak bir eser yapacakti.
Bu eser nasil olmaliydi? Bir eserin büyük olmasi
için boyutlarinin büyük olmasi yetmezdi. Güzel
olmasi için de yalniz disindan veya yalniz
içinden güzel olmasi yetmezdi. Hatta, sadece 'güzel'
olmasi da yetmezdi. Onun yapacagi eserde
güzellik nasil yasanirdi? Siir gibi seyredilerek,
huzur gibi duyularak..
Mehmed Aga, uzun çalismalardan sonra planini
çizdi ve padisaha sundu. Basmimarin
açiklamalarini da dinleyen padisah plani begendi
ve onayladi. |
|
PADISAH TOPRAK TASIDI
|
Artik temel atma zamani gelmisti. 1609 yilinin
günesli bir gününde, basta padisah olmak üzere,
devlet erkani insaatin yapilacagi yere geldi.
Ayni yüzyilda yasayan Evliya Çelebi, temel atma
merasimini söyle anlatiyor:
''…Cümle üstad mimar ve mühendisler toplanip,
Üsküdarli Mahmut Efendi'nin ve üstadimiz Evliya
Efendi'nin dualari ile esasinin kazilmasina
bsladi. Evvela Sultan Ahmed Han, etegine toprak
dodurup, ''Ya Rab! Ahmed kulunun hizmetidir,
kabul eyle'' deyüp, amelelerle birlikte temelden
toprak tasidi…''
Padisahtan sonra Seyhülislam Mevlana Mehmed
Efendi, Seyh Mehmud Efendi, Vezirlazam Murad
Pasa ve diger veziler, ulema, kadiaskerler
ellerine kürükler alarak toprak tasimis, harç
koymuslardi. Bu sirada kurbanlar da kesilmisti.
Issaat çalismalarina sembolik olarak ordu da
katilmis, birgün sipahiler, birgün yeniçeriler
toprak tasimada çalismislardi. Vezirler, devler
erkani kendi adamlarini göndermis, halktan
birçok gönüllü çalismalara katilmis, bölece
Istanbullular, caglar boyu övünecegimiz bir
eserin meydana gelmesi için hizmet etmislerdi. |
|
YEDI YILDA TAMAMLANDI
|
Insaat yedi yilda tamamlandi. Nihayet 1616 yili
2 Haziran Cuma günü, basta padisah olmak üzere,
devlet erkani bu defa açilis merasimi için ayni
yere geldi. Cami yanina kurulan otaglarda
davetlilere büyük bir ziyafet verildi. Açilis
dualarla yapildi.
Sultan I. Ahmet meydana gelen saheserden
memnundu. Cami kapladigi alan bakiminda Ayasofya
ve Süleymaniye'yi geçiyordu. Ana yapinin
kapladigi alan 64x74 m. Boyutlarindadir.
Yüksekligi ise 43 metredir.
Içinin renkli aydinligi, duvarlari süsleyen
essiz çinileri, kapilari süsleyen sedef
kakmalari, o güne kadar yapilanlardan çok daha
güzel olan alti minaresi, Istanbul'un panoramik
güzelligini arttiran genel görünüsü ile
Sultanahmet herkesi büyülemisti. Ama o zaman bu
caminin adi Sultanahmet Camii degildi. Halk ona
'Yeni Cami' demisti. Eminönü'nde Yenü Cami
adiyla anilan cami yapilincaya kadar bu adi
tasidi. Eminönü'ndeki eser 'Yeni Cami' adini
alinca, Mehmed Aga'nin yaptigi camiye de
Sultanahmet Camii denildi. |
|
CAMIDEKI IÇ AYDINLIK
|
Sultanahmet Camii'nin mimari tarzi öteki
camilere göre, birçok bakimdan farklidir. Mesela
Süleymaniye'de kubbeyi esit ve paralel kenarli
dayanaklar tuttugu halde, Sultanahmet Camii'nin
kubbesi yuvarlak ve iri sütunlar halindeki
filayaklarina oturmaktadir. Orta kubbe dört
sivri kemer üzerine oturtulmus, köseleri
pandantifle doldurulmustur. Yarim kubbelerin
kenarlari da sivridir. Isik süzülmesini
kolaylastirmak için pencere ve kemerler de
degisik bir stilde yapilmistir. Isigin cami
duvarlarini süsleyen renkli çinilere degisik
sekillerde yansimasi düsünülmüs, pencere
camlarina buna göre renkler verilmistir.
Sultanshmet'in asil özelliklerinden biri. Bol
isikli, diger çinilerinin essiz birer sanat
eseri olusudur. Yüzyillar içinde eskiyen veya
kitilan bazi camlari degistirilirken, ayni
renkler turrurulamamis. Bu yüzden cami
yapilisindaki zamana göre isik-renklerinden
kayba ugramistir. Buna ragmen Sultanahmet'in iç
aydinligi bugün hiçbir mabedde yoktur.
Sultanahmet Camii'nin maliyeti, sebilleri,
mektebi, Hümayun kasri, dükkanlari, dükkanlarin
üzerindeki odalari ve padisahin türbsi de dahil
olmak üzere 1811 yük 2944 akçedir. 1 yük 100 bin
akçe, 120 akçe de 1 altin oldugunua göre, bu
saheserin yaklasik olarak 1.510.000 altina mal
oldugunu söyleyebiliriz.
Cami 21.043 çini ile süslenmistir ve bu
çinilerin herbirine 18 akçe ödenmistir. |
|
|
|
NIÇIN ALTI MINARE
|
Istanbul'da meydana gelen her büyük olay, her
büyük eser, Islam dünyasini yakindan
ilgilendiriyor ve baslica konu ediliyordu.
Sultanahmet Camii'nin yapilmasi da hayranliklar,
genis yankilar uyandirdi.
Fakat Imparatorlugun bazi eyaletlerinden
itirazlar da geldi. Itiraz da geldi. Itiraz
edenler, ''camiye alti minare yapilmasi kabe'ye
saygisizlik olur'' diyorlardi.
Çünkü o zamanlar alti minaresi olan tek mebed
Mekke'de idi.
Padisah bu meseleyi bütün Islam alemini memnun
edecek bir sekilde halletti: Mekke'ye yedinci
minareyi yaptirdi.
Sultanshmet minarelerinin dördü üçer, ikisi de
ikiser serefelidir. |
|
AVIZELER BIRER HAZINE IDI
|
Evliya Çelebi, Sultanahmet'teki avizelerin,
yapildigi yillarda, oradaki çiniler kadar güzel
ve degerli oldugunu söyle anlatiyor:
''…Bu camide asili avizeler yüz Misir hazinesi
degerindedir. Çünkü Sultan Ahmed Han, ecdadindan
beri toplanankiymetli essiz cevahirleri, dört
diyardan gelen çok degerli hediyeler buraya
koymustur..Mesela, Habes veziri Cafer Pasa
camiye alti adet zümrüt kandil göndermistir ki,
herbir kandil altisar okka agirlikta idi. Altisi
da mücevherli altin zincirlerle asilmistir..
Ayrica bu camide öyle çok ve degerli kitaplar
verdir ki,Islam diyarindaki öteki padisah
camilerinin hiçbirinde bu kadar çok güzel ve
degerli kitag görülmemistir..'' |
|
SULTANAHMET'IN DIS AVLUSUNDA, BIRINCI
KAPININ ALTINDA BULUNAN SEBIL KITABESI
|
Içen abdan dari-naim içre mesrur ola, Yazilub
amali-hüsnü deftere medtur ola
Camii Han Ahmed'in banii ala mesrebi, Hazreti
Mimarbasi ahreti mamur ola.
Kim Muhammed anin nam-u ali himmeti, Itti bu
rana binayi hasredek mashur ola
Olmamistir dahi olmaz böyle ali bina, Bir eser
konmustur ki, kim dembedem Mezkur Ola
GÜNÜMÜZ TÜRKÇESIYLE:
Bu sudan içen, nimetler yurdu olan Cennete
kavussun mutlu olsun.
Yaptigi güzel isler deftere satir satir yazilsin.
Yüksek ahlaki kendisine huy edenin, Han Ahmed'in
camiini yapan,
Yüce mimarbasinin sonu da iyi olsun.
Bu ulu mimarbasinin kutlu adi Mehmed'dir.
Dünya durdukça ünü her tarafa yayilsin diye, bu
güzel, gözalici yapan odur.
Bu büyük eserin benzeri yoktur ve olmayacaktir.
Be eser, her zaman övgüyle konusulsun, dillerden
düsmesin diye yapilmistir.
SULTANAHMET
Nurlu elleri Sedefkar Mehmed Aga'nin
Indirmis yeryüzüne isik-cismi.
Eli öpülesi o dehanin
Mehyalatla yazilsin ismi.
Bir eser vermis ki o sanat günesi,
Orda mevsim yil boyunca bahar…
Bulunmaz dünyada bir esi
Maya'lardan Misir'a Çin'e kadar
Kubbeleri bir tomurcuk bahçesi, kat kat,
Her sabah açar..
Duvarlari tas degil, sanki kanat,
Her gece uçar…
Alti füzesiyle gökyüzünde
Dolasir Sultanahmet.
Gökkusagini o toplar, o dagitir
Dünyaya demet demet.
Sonsuz mevilerde ak güvercin,
Akveryum renginde bir rüya..
Büöyle bir güzellik gördügü için
Mutludur dünya.. |
|
|
|
Düzenleme;Sevde.NL
2006 |