|
Osmanli Beyliginin Kurulusu; Osman Bey, Oguz asiretlerinin
ittifakiyla basa geçtikten sonra, siyasî ve dinî bakimdan
Anadolu'nun en itibarli ve nüfuzlu tarikatlerinden Ahilerin
mühim bir sahsiyeti olan Seyh Edebali'nin kizi ile evlenerek,
gücünü artirmis idi. Bundan sonra Osman Gazi, Bizans'a karsi
genisleme politikasini uygulayarak, Inegöl, Karacahisar ve
Yarhisar'i ele geçirdi ve bölgenin mühim merkezlerinden olan
Bilecik'i alarak, burayi beyligin merkezi yapti (1299). Bu tarih
devletin kurulus tarihi olarak kabul edilir. Selçuklu Sultani
III. Alaaddin Keykubad'in Ilhanli Hükümdari Gazan Han'in
kuvvetleri tarafindan tutulup, Iran'a götürülmesi üzerine
Selçuklu ümerasindan bazilari ve bölgedeki Türkmen beyleri Osman
Bey'e teveccüh göstermis; Oguz an'anesine göre onun hâkimiyetini
tanimayi kabul etmislerdir. Nitekim Oguz beyleri Oguz Han
töresine göre tertip edilen bir törende Osman Bey'in önünde diz
çökerek, onun verdigi kimizi içmek suretiyle tâbiyetlerini
sunmuslardir. Ancak henüz küçük bir beylik durumundaki
Osmanogullarinin, seklen de olsa bu dönemde, Ilhanli
hâkimiyetini tanidiklari bilinmektedir. Osman Gazi, beyligini
ilân ettikten sonra idaresi altindaki bölgeleri bes kisma
ayirarak buralari güvendigi ve savaslarda yararlik gösteren
kimselere tevcih etti. Oglu Orhan'a Sultanönü, büyük kardesi
Gündüz Bey'e Eskisehir'i, Aykut Alp'e In-önü'yü, Hasan Alp'e
Yarhisar'i ve Turgut Alp'e de Inegöl'ü verdi. Diger oglu
Alaaddin'e ise seyh Edebali'nin emin ve nazirliginda, ailenin
geçimi için, Bilecik ve havalisinin gelirleri tahsis
edildi.1302'de Bursa tekfurunun liderliginde birlesen Rum
tekfurlarinin Koyunhisar (Bafeon) savasinda agir bir maglûbiyet
tatmalari, Osman Bey'in Bursa ve Kocaeli taraflarina akinlar
yapmasini oldukça kolaylastirmisti. Bir taraftan Bursa öte
taraftan Iznik Türk kusatmasi altinda tutuluyordu. Ancak
yaslilik sebebiyle Osman Bey, fetihler için oglu Orhan'i
görevlendirmisti. Nitekim 1324 yilinda Osman Bey vefat etti ve
oglu Orhan Bey Osmanli tahtina çikti.
Orhan Bey, 1326 yilinda Bursa'yi, uzun süren kusatmanin ardindan,
ele geçirince babasinin vasiyetini yerine getirerek, Osman
Gazi'nin naasini Bursa'ya nakletti ve burayi devletin yeni
merkezi yapti. Orhan Bey'in komutanlarindan Akçakoca ve
Karamürsel ise Istanbul kiyilarina kadar akinlarda
bulunuyorlardi. Bu fetih ve akinlardan telâslanan Bizans
Imparatoru Andranikos büyük bir ordunun basinda Osmanlilara
karsi harekete geçtiyse de Maltepe (Palekanon) Savasi'nda agir
bir yenilgi aldi (1329). Bu zafer, Iznik ve Izmit'in ele
geçirilmesini kolaylastirmistir. Rumeliye Geçis; Karasi
Beyliginde baslayan taht mücadelelerinden istifade eden Orhan
Bey, Balikesir ve civarini topraklarina katarak, ileride
gerçeklesecek olan Rumeli fetihleri için mühim bir mevkiye sahip
olmustur. Nitekim Karasi Beyliginin deniz gücü ve Haci Il Bey,
Evrenos Bey gibi degerli komutanlar artik Osmanlilarin emrine
girmislerdir. Bizans içindeki taht kavgalari ve Bulgar-Sirp
saldirilari karsisinda, gittikçe güçlenen Osmaogullarindan
yardim isteyen Kantakuzen'in talebi üzerine Orhan Bey'in oglu
Süleyman, bir orduyla Rumeli'ye geçti (1345). Edirne'yi kusatan
Bulgar-Sirp kuvvetlerini bozan Süleyman Pasa bu zaferin
karsiliginda Gelibolu'daki Çimpe Kalesi'ni Bizans'tan aldi.
Böylece Osmanlilar ilk kez Rumeli yakasinda bir üs elde etmis
oluyordu (1356). Süleyman pasa Gelibolu'nun ardindan Tekirdag'a
kadar olan bölgeleri de ele geçirerek buralara Anadolu'dan
getirilen Türkmenleri yerlestirdi. Böylece Rumeli'de de
Türklesme hareketi baslamistir. Süleyman Pasa'nin ölümünden
sonra Rumeli'deki fetihler için kardesi Murat Bey
görevlendirildi (1359). Ancak 1362'de babasi Orhan Bey'in de
ölümü üzerine Murat Bey, Bursa'ya döndü ve Osmanlilarin 3.
hükümdari olarak tahta çikti (1362).Rumeli ve Balkanlarda
Fetihler; I.Murat (Hüdavendigar) önce tahtta hak iddia eden
kardeslerini bertaraf etmekle ise basladi ve bu arada elden
çikan Ankara'yi yeniden aldi. Anadolu'da birligin saglanmasinin
ardindan Murat Hüdavendigar, inkitaya ugrayan Rumeli ve
Balkanlarin fethine yöneldi. Bu sirada Balkanlar karsiklik
içindeydi. Bir taraftan Sirp Hükümdari Düsan'in ölümü ile
Sirplar arasinda iç mücadeleler siddetlenmis, öte yandan Macar
Krali Layos, Balkanlarda Ortadokslara olan baskilari artirmisti.
Evrenos ve Haci Il Bey komutasindaki kuvvetler bu durumdan da
yararlanarak Kesan'dan Dimetoka'ya kadar olan yerleri fazla bir
mukavemet görmeden ele geçirmislerdi. Sazlidere Zaferi ile
Edirne ve Filibe, Lala Sahin Pasa tarafindan fethedildi
(1363/4). Bu savaslarda Bulgarlarin yaninda yer alan Bizans
baris yapmak zorunda kaldi. Türk ilerleyisini durdurmak isteyen
Macar, Bulgar,Sirp ve Ulahlardan mütesekkil bir Haçli ordusu
Macar Krali Layos'un liderliginde Edirne üzerine yürüdü. Ancak
Meriç sahilindeki Sirp Sindigi denilen mevkiide, kalabalik Haçli
ordusunu hazirliksiz yakalayan 10 bin kisilik kuvvetiyle Haci Il
Bey, büyük bir bozguna ugratti (1364). Sirp Sindigi zaferiyle
Osmanlilar, Balkanlardaki fetihlerine hiz verdiler ve bunu
kolaylastiracagi için Osmanli baskenti Bursa'dan Edirne'ye
nakledildi. Fetihler karsisinda çaresiz kalan Bulgarlar Türk
himayesini kabul etmek zorunda kaldilar (1369). Çirmen Zaferi
ile (1372) Bati Trakya ve Makedonya'nin bir kismi Osmanli
hâkimiyetine girdi ve Selanik ile Köstendil'in de ele
geçirilmesinin ardindan Sirp Krali Lazar, vergi verip,
gerektiginde asker göndermek sartiyla Osmanlilarla baris
anlasmasi imzaladi(1374). Yaklasik on yil süren mücadelede,
Rumeli ve Balkanlarda fethedilen bölgelere Anadolu'dan
mütemadiyen Türk nüfus kaydirilarak bölgede demografik dengeler
Osmanlilar lehine degistirilmeye baslanmisti. Bu tarihten sonra
bir müddet Balkanlardaki fetihlere ara verilmis ve Anadolu'da
Türk birligini saglamlastirmaya yönelik düzenlemelere
geçilmistir. Bu maksatla I. Murat, oglu Bâyezid'i Germiyan
beyinin kizi ile evlendirmis; Tavsanli, Emet ve Simav gelinin
çeyizi olarak Osmanlilara verilmistir. Ayni sekilde Aksehir,
Yalvaç, Beysehri gibi bazi sehir ve kasabalar Hamidogullari'ndan
para karsiligi satin alinmis, Candarogullar da Osmanli
hâkimiyetine girmisti. Artik Osmanlilarin karsisinda tek bir güç
kalmisti; Karamanogullari.
Alaaddin Ali Bey, Osmanlilarin yeniden Balkanlara yönelmesini de
firsat bilerek, harekete geçmis ancak I. Murat Konya önlerinde
Karamanogullarini yendiginde Karaman beyi af dilemek zorunda
kalmistir(1387)
Murat Hüdavendigar'in yeniden Rumeli'ye yönelmesiyle birlikte
Nis ve Sofya da dahil olmak üzere bütün Bulgaristan
fethedildi.(1385/88). Timurtas Pasa'nin Sirp kuvvetleri
tarafindan baskina ugratilip, yenilmesi üzerine cesaretlenen
Bulgar, Leh, Çek ve Macar krallari da Sirplarin yaninda yer
aldilar. Fakat Çandarli Ali Pasa, Bulgar Krali Sisman'i esir
alarak Bulgarlari bu ittifakin disina atti. Buna ragmen Haçli
ordusu ilerleyisini sürdürünce, I. Murat ordusunun basina
geçerek düsmani Kosova'da karsiladi. I.Murat'in ogullari Bâyezid
ve Yakup'un da yer aldigi Osmanli birlikleri büyük bir zafer
kazandi. Sirp Krali Lazar ve oglu esir edilmis, düsman
kuvvetlerinin büyük bir kismi imha olmustu. (20 haziran 1389).
Fakat I.Murat savas meydanini gezerken bir Sirp tarafindan
hançerlenerek sehit düstü. Bunun üzerine Sirp krali da Osmanli
askerleri tarafindan öldürüldü. Osmanlilar için Balkanlarda
tutunabilmek yolunda ölüm kalim savasi olarak görülen I.Kosova
Zaferi Sirplar tarafindan asla unutulmamistir. Günümüzde dahi
masum Müslüman halka yönelik vahsetin arkasinda bu maglûbiyetin
ezikligi ve intikam hissi yatmaktadir.
Anadolu'da Türk Birligi'nin Saglanmasi; I. Murat'in sehit
edilmesinin ardindan oglu Bâyezid, devlet adamlarinin
ittifakiyla hükümdar ilân edildi. Babasinin ölümünü firsat bilen
Anadolu'daki beyliklerin Osmanlilar'a biraktigi topraklari
yeniden ele geçirmek maksadiyla harekete geçtiklerini haber alan
Bâyezid, süratle Anadolu'ya döndü. 1390 yilinda Germiyan, Aydin,
Mentese ve Saruhan beylikleri ortadan kaldirildi. Ertesi yil
Hamidogullari Beyligi topraklari ele geçirildi ve bu beyliklerin
yer aldigi topraklarda Anadolu beylerbeyligi adiyla idarî bir
ünite olusturuldu. Ardindan Osmanlilarin en önemli rakip olarak
gördügü Karaman Beyligine yönelen Yildirim Bâyezid, Konya'yi
kusatti. Alaaddin Ali Bey'in baris talebi, Beysehir ve
çevresinin Osmanlilara birakilmasiyla kabul edildi.(1391). Fakat
Yildirim Bâyezid'in Mora ile ilgilenmesini firsat bilerek Ankara
Sancak Beyi Sari Timurtas Pasa'yi esir almasi üzerine, Yildirim
Bâyezid, Alaaddin Bey'e kesin bir darbe vurmaya karar verdi.
Anadolu'ya geçen Yildirim, üç gün süren savasin ardindan ele
geçirilen Alaaddin Bey'i ortadan kaldirdi ve topraklari
Osmanlilara ülkesine dahil edildi(1397). Karamanoglu
tehlikesinin bertaraf edilmesiyle, Anadolu'da Osmanlilara
direnebilecek en güçlü devlet olarak Kadi Burhaneddin devleti
kalmis idi. Daha 1392 yilinda, Kadi Burhaneddin'in müttefiki
durumundaki Candaroglu Süleyman anî bir baskinla öldürülüp
beyligin Kastamonu subesi ortadan kaldirilmisti (1392).
Ardindan, ertesi yil Amasya ve Merzifon civari Osmanli
hâkimiyetine alinmisti. Kadi Burhaneddin'in 1398'de Kara Yülük
tarafindan öldürülmesi üzerine, ona bagli Sivas, Tokat, Kayseri,
Malatya gibi sehirler birer birer ele geçirildi. Böylece
Firat'in batisinda kalan Anadolu topraklari Osmanli sancagi
altinda birlestirilmis oluyordu.
Yildirim Bâyezid'in Istanbul Kusatmasi ve Balkanlardaki
Fetihleri. Yildirim Bâyezid'in Karaman seferine anlasma geregi
katilan Bizans Imparatoru V.Yuannis'in oglu Manuel'in, babasinin
ölümü üzerine anlasmayi çigneyerek Istanbul'a kaçmasi sebebiyle
Yildirim, Istanbul'u kusatmaya karar verdi. 1391'de baslayan ilk
muhasara 1396 yilina kadar sürdürüldü. Bu maksatla Istanbul
Bogazi'nda Anadolu Hisari insa edildi. Sehre dis yardimlarin
gelmesini önlemeyi ve iase zorlugu altinda savunmayi kirmayi
hedefleyen bu muhasara Timur'un Anadolu'ya ulasmasina kadar
fasilalarla devam ettirilmistir. Bu kusatma sürerken bir yandan
da Yildirim, Bulgaristan, Arnavutluk ve Bosna taraflarinda fetih
hareketlerine devam etmekteydi. Kusatma altindaki Bizans'in da
talebi ile Türklere karsi yeni bir Haçli ittifaki olusturan
Macar Krali Sigismund, Ingiltere dahil bütün Avrupa
devletlerinden topladigi 120 bin kisilik bir orduyla harekete
geçti. Yildirim Bâyezid düsmani sasirtan bir hizla Nigbolu
Ovasi'nda düsmani karsiladi. 50-60 bin kisilik Osmanli ordusu,
sayica çok üstün olan Haçli ordusunu büyük bir bozguna ugratti.
Savas meydanindan kurtulabilenler, kaçarken Tuna'da
boguldular.(1396) Haçlilardan geriye sadece muazzam bir ganimet
kalmisti. Bu ganimetle, Edirne ve Bursa'da pek çok cami, medrese
ve imaret insa edilmistir. Zaferin ardindan, Eflâk, Bosna,
Macaristan ve Mora üzerine seferler düzenlendi. Itibari bu
zaferle bir kat daha artan Yildirim, Nigbolu dönüsünde Anadolu
birligini kurmaya yönelik nihaî adimlari atmaya baslayacaktir.
Ankara Savasi ve Fetret Devri: Yildirim Bâyezid, Firat boylarina
kadar topraklarini genislettigi sirada, Timur da Iran,
Azerbaycan ve Irak'i ele geçirmisti. Bazi Anadolu beyleri
Timur'a siginirken, ülkeleri istilâ edilen Celayirli Ahmet ve
Karakoyunlu Kara Yusuf da Yildirim Bâyezid'in yanina kaçmisti.
Böylece her iki devlet biribirine sinir komsusu olmus, ancak bu
durum iki hükümdarin da Türk dünyasinin liderligine oynamalari
sebebiyle olumsuz neticeler dogurmustur. Timur, Osmanlilara
siginan Celayirli Ahmet ve Kara Yusuf'un iade edilmemesini
bahane edip Sivas'i kusatmis ve kendisine teslim edilmesine
ragmen sehiri tahrip etmisti(1400). Bu olaydan sonra da her iki
hükümdar arasinda mektuplasmalar devam etti. Fakat Timur'un,
Anadolu beyliklerine topraklarinin geri verilmesi ve bazi
sehirlerin kendine birakilmasi gibi talepleri Yildirim
tarafindan reddedildi. Dolayisiyla iki fatih için savas artik
kaçinilmaz hâle gelmisti. 160 binlik Timur'un ordusunu, 70 bin
kisiyle Çubuk Ovasi'nda karsilayan Yildirim Bâyezid, savasin
baslarinda üstünlügü ele geçirdi. Ancak Timur'un safinda eski
beylerini gören bazi askerlerin saf degistirmesi ve Kara
Tatarlarin Osmanli ordusunun arkasini çevirmesi savasin talihini
degistirdi. Bir avuç askerle direnmeye çalisan Yildirim Bâyezid
sonunda esir edildi (26 Temmuz 1402). Ankara Savasi'ni kazanan
Timur, Anadolu beyliklerini tekrar ihya etti ve böylece Anadolu
Türk birligi parçalandi. Balkanlardaki Türk ilerleyisi durdugu
gibi bir kisim topraklar da elden çikti. Yildirim'in ogullari
arasindaki taht mücadeleleri Osmanli devletinin "Fetret Devri"
boyunca 12 yil müddetle devam etti. Sayet bu savas
gerçeklesmemis olsaydi, hiçbir direnme gücü kalmayan Istanbul
büyük bir ihtimalle Yildirim Bâyezid zamaninda Türklerin eline
geçecekti. Dolayisiyla Ankara Savasi Osmanlilari en az 50 yil
geriye götürmüstür.Esir düsen Yildirim Bâyezid, yedi ay boyunca
Timur'un yaninda sehir sehir dolastirildiktan sonra üzüntüsünden
ecele yenik düstü. Osmanli sehzadeleri tahtin sahibi olabilmek
için kiyasiya birbirleriyle mücadele etmeye basladilar. Bu
mücadele Çelebi Mehmet'in tek basina devlet idaresine hâkim
olusuna kadar devam etti (1413). Çelebi Mehmet kardesleri
Süleyman, Isa ve Musa Çelebi'yi bertaraf ettikten sonra Anadolu
Türk birligini yeniden tesis etmek için çaba sarf etti. Güçlenen
Karamaogullarinin nüfuzunu kirdi, Karamanoglu Mehmet Bey'in
eline geçen Osmanli topraklarini geri aldi. Candarogullari
beyliginden Çankiri'yi ve ardindan Canik (Samsun) bölgesini
yeniden Osmanli ülkesine katti. Fakat Sehzade Mustafa ve Simavna
Kadisi oglu Seyh Bedreddin'in isyanlari ülkeyi
karistirmaktaydi.(1419) Sehzade Murat Rumeli ve Manisa'da ortaya
çikan bu isyani bastirdi, Seyh Bedreddin ve adamlari yakalanarak
idam edildi. Timur'un beraberinde götürdügü Mustafa Çelebi de
Anadolu'ya döndügünde tahtta hak iddia etmisti. Sehzade
Mustafa'nin Selânik'te baslattigi isyan bastirildi. Asi sehzade
Bizans'a siginmak zorunda kaldi. Çelebi Mehmet öldügü zaman
Osmanli ülkesinde sükûnet büyük oranda tesis edilmeye
baslanmisti (1421).
Babasinin en büyük yardimcisi olan sehzade Murat tahta çiktigi
zaman Bizans tarafindan karsisina çikarilan amcasi Mustafa
Çelebi'nin isyanini bir kez daha bastirdi ve Bizans'i
cezalandirmak için Istanbul'u kusatti(1422). Bu defa küçük
kardesi Sehzade Mustafa'nin isyan haberini alan II.Murat,
kusatmayi kaldirarak kardesini cezalandirmak zorunda kaldi.
Isyancilarin yaninda yer alan Anadolu beyliklerine karsi
harekete geçen II.Murat, Candaroglu Isfendiyar Bey'i itaat
altina aldi. Izmir Beyi Cüneyd'i ortadan kaldirip, Izmir, Aydin
ve Mentese civarini ele geçirdi. Germiyanoglu Yakub Bey'in
çocugu olmadigindan, topraklarini Osmanlilara birakmayi vasiyet
etmisti. Onun ölümüyle Germiyan ili de Osmanlilara katilmis
oldu(1428). Balkanlarda da durum Osmanlilar lehine düzelmeye
basladi. Nitekim Fetret devri sirasinda elden çikan topraklar
geri alindigi gibi, 1440'a kadar Belgrat hariç bütün Sirp
topraklari Osmanli hâkimiyetine girmisti. Fakat Erdel ve
Eflâk'ta üst üste gelen bazi küçük bozgunlar Avrupa'da büyük bir
sevinçle karsilanarak, Osmanlilara karsi yeni bir Haçli
seferinin tertip edilmesine cesaret vermisti. II. Murat,
Balkanlardaki Osmanli varligini tehlikeye atmamak için
Macarlarla Segedin Antlasmasini imzaladi (1444) ve bu anlasmadan
sonra tahttan feragat etti. Küçük yastaki oglu II. Mehmet'in
hükümdar olmasini firsat bilen Macarlar anlasmayi bozdu ve yeni
bir Haçli ittifaki olusturuldu. II. Murat yeniden ordunun basina
geçerek düsmani Varna Savasi'nda karsiladi. Macar krali
öldürüldü. Haçlilarin lideri durumundaki Jan Hünyad güçlükle
kaçabildi(1444). Çandarli Halil Pasa'nin israriyla ikinci kez
tahta çikan II. Murat, Mora ve Arnavutluk'a sefer düzenledi.
Varna'nin intikamini almak isteyen Jan Hünyad yeniden harekete
geçti. Fakat II. Kosova Muharebesi'nde bir kez daha Sirplar
büyük bir yenilgiye ugratildi (1448). Varna ve Kosova
savaslariyla Osmanlilar Balkanlardaki durumunu iyice
güçlendirmis, Bizans'in batidan yardim alma umutlari ise tamamen
ortadan kaldirilmistir. II. Murat 48 yasinda ölünce II. Mehmet
yeniden Osmanli tahtinin sahibi olmus (1451) ve Osmanli Devleti
artik bu dönemde tam bir cihan devleti hâline gelmistir. |