![]() |
» HİKAYELER |
![]() |
| . |
Ahde Vefa, FazİLet, Kerem
Hz. Ömer gence sordu: -Ey müminlerin emin! Bu iki genç doğru söylüyor. Fakat müsaade ederseniz hadiseyi bir de ben anlatayım. 0 zaman ne emir buyurursanız, adalet ondadır. Ben bir çöl adamıyım. Ailemi alarak buralara gezmeye gelmiştim. Tuttuğumuz yol bizi bahçeler arasına sevk etti. Atlarım, kısraklarım, beraberimde idi. İçlerinde asil bir at vardı ki diğerlerinin ortasında endamını, yürüyüşünü görüp de meftun olmamak mümkün değildi. Bahçelerden birinin duvarından sarkmış dal, hayvanın içini çekti. Boynunu uzattı, daldan kopardı. Derhal atı tutup çektim. Bu sırada duvar kenarından bir ihtiyarın öfkeli öfkeli gelmekte olduğunu gördüm. Yüzü sert ve bir kaplan kadar kızgındı. Elinde bir taş vardı. Taşı ata doğru attı. Gözün bakmaya kıyamadığı o güzel hayvan o anda bir tarafa yığılıverdi; öldü. Bu hal karşısında kendimden geçtim. Hemen taşı alıp ben de o adama attım. Eceli gelmiş olacak ki o da bir feryat ile oracıkta can verdi. Kaçmak istemedim değil; fakat bu delikanlılar benden atik davrandılar. Tutup işte huzurunuza getirdiler. Hazret-i Ömer: -Anlaşıldı. Cinayetini itiraf ettin; kısas lazım geldi, buyurdu. Delikanlı aynı vakar ve ciddiyetle: -Madem ki şeriatın hükmü budur, dedi, emrine itaat gerekir. Fakat benim bir küçük kardeşim var. Ölen babamız ona hayli para ayırmış Bunlar kardeşinindir ve büyüyünceye kadar muhafazası sana aittir." demişti. Ben bu paraları bir yere gömdüm, yerini benden başka kimse bilmez. Eğer şimdi kısas hükmünü yerine getirirseniz o kalır. Yetimin hakkı zayi olur. Yarın âlemlerin huzurunda, o yetimcik, hakkını isteyince özür dileyebilirim. Ama üç gün müsaade bu gider o emaneti güvenilir bir adama teslim sonra döner gelir, nefsimi size teslim eder bu hususta bana kefil de bulunur. Cenab-ı Faruk bir müddet düşündükten sonra:
-Kim bu gence kefil olur? buyurdu. Delikanlı bir an
mecliste bulunanlara dikkatle baktı. Sonra Ebu Zer Gıfari hazretlerini
göstererek:
Genç bırakıldı. Aradan üç gün geçti. Mühlet
bitmek üzere idi. Davacı gençler gelmişlerdi.
Ebu Zer de hazırdı; fakat delikanlı ortalıkta yoktu. Davacı gençler,
-Yetimi
dayısına teslim ettim ve ona paraların bulunduğu
yeri gösterdim; fakat ancak gelebildim. Görüyorsunuz hava çok sıcak ve
yerimiz de hayli uzaktır. Ashab-ı kiram delikanlının ahdine vefasına
hayran kaldılar ve bunu kendisine açıkladılar. Delikanlı,
Bu ulvi tablo karşısında
davacı gençler derhal davalarından vazgeçtiler. Babalarının diyeti
verilmek istenildiği
zaman da cevapları şu
oldu: |
. |
![]() |
Hikayeler Ana Sayfa Bu sitenin yapimi ve tasarimi sevde.nl aiittir..2006 |
![]() |