|
Yalancı ve Sahtekar
Soğuk bir kış günüydü ve yerler
bembeyazdı.Birbirimizi görünce yüreğimizi öyle bir
sıcaklık kapladı ki ikimiz de aşk ateşiyle yanıyorduk
artık.Günler birbirini kovalıyor ,saatler öylesine güzel
geçiyordu ki zamanın farkına bile varmıyorduk.Bu
güzellik onun benden sakladığı o kocaman yalanı öğrenene
kadar devam etti.
Evet,o evliydi...Ve de
çocuğu vardı. Benden bunu saklamıştı.Öğrendiğim o an
dünya başıma yıkıldı.Kalbimdeki sızıyı tarif
edemiyordum.Göz yaşlarım sel olmuş akıyordu.Gittim ,ondan
uzaklaştım.Arkama bile bakmadım. Yüreğimdeki o büyük
aşkla beraber ben de yok olmuştum.Bana yapılanları,söylenen
yalanları kendime yakıştıramıyordum.Ama o benden
vazgeçmemişti.Çok savaştı yeniden birlikte olmak için .Aileme
kabul ettirmeyi başardım ve yeniden başladık.O eşinden
ayrılmıştı.
Daha da
kenetlenmiştik.İleriye yönelik planlar
yapıyorduk.Hayaller kuruyorduk.Evlilik fikrini aileme de
anlatmıştım.Mutlu olacağına inanıyorsan sen istediğini
yap dediler.Mutluydum.O küçücük yüreğim pıt pıt
atıyordu.Ama yine ters giden bir şeyler vardı.O yine
değişmişti ve benden uzaklaşıyordu.Buna dayanamayıp
bitmesi gerektiğini söyledim ona.Tereddütsüz kabuk
etti.Telefonlara yanıt vermiyor,beni aramıyordu. Doğum
gününde onu aradım. Ama telefona çıkan bir kadındı. Yine
yıkıldım. Öğrendim ki benden ayrıldığı süre içinde
ikinci kez evlenmişti. Üstelik de ondan da kısa süre
içinde ayrılmış sekreteri ile çıkmaya başlamıştı.
Yaşadıklarıma inanamıyordum. Bu durumu birde aileme
anlatmak vardı. Neyse ki onlar çok olgun davrandılar.
Ama ben hala o yalancı insanı düşünüyordum. Aradan altı
ay geçti kendimi zar zor toparlamıştım. Bir gün beni
aradı.
Beni sevdiğini unutamadığı
her şeyi unutup yeniden başlayabileceğimizi söyledi. O
anda içimdeki büyük sevgi nefrete dönüştü. Ve onu
reddettim. Şimdi ayrılığımızın yedinci ayındayız onu
unutmadım. Hayatıma kimseyi sokmadım. Erkeklerden hep
korktum. Yine aynı şeyleri yaşamak, yine aynı acıları
çekmekten korktum. Biliyorum ki hayatımda kimse
olmayacak. Çünkü o beni bu genç yaşımda hayata küstürdü,
toprağa gömdü. Ona son sözüm şu: Bana bunları yaşattığın
için hayatın boyunca sende mutlu olma. |